Kremor Kozmetik Tel : 485 86 80  Fax  : 485 86 81 
       

                           

 

 

                             

  [ ]         ÇAMUR BANYOSU    CİLDİMİZ    DİKKAT

AKLINIZDA BULUNSUN    Tesislerimiz ]  [ Kolonya ]

 Kremor Kozmetik Tel : 485 86 80  Fax  : 485 86 81Kremor Kozmetik Tel : 485 86 80  Fax  : 485 86 81

                              CİLT YIPRANMASI  VE  SAĞLIK     

Bizi dış ortamın zararlı etkilerinden koruyan cildimiz, kendisini tamir etmek için de zamana ihtiyaç duyar. Güneşten gelen UV (ultraviyole) ışınlarının etkisi, yaşlanmak, hava kirliliği , uygunsuz kozmetik ürün kullanımı ve diğer dış faktörler, cildi yıpratır ve zorlar. Bütün bu olumsuz etkilere karşı duran ciltte, bazı değişiklikler ortaya çıkar. Ultraviyole etkisi ile metabolizması etkilenir ve aşırı oksitleme yeteneğine sahip bazı kimyasal yapılar ortaya çıkar. Bu maddeler hücre metabolizmasını bozar. Bu maddelere karşı vücut antioksidan maddeler ile savaşır. Bilinen en etkin antioksidan maddelerden birisi de E vitaminidir. Aslında bu oksidan maddeler sadece UV nedeni ile oluşmazlar, ama UV özellikle ciltte oluşumunu arttırır.

                                   Ciltte Enerji Kullanımı ve Döngü
Yapılan çalışmalar cilde bir döngü olduğunu ve cildin kendisini gece saatlerinde dinlenme sırasında tamir ettiğini, ortaya koymuştur. İnsanoğlunda gece saatleri, cildin kendisini onarması, enerji depolaması için ayrılmıştır. Ciltteki hücre bölünmesi, çoğalmasıda da geceleri daha fazla yapılır. Geceleri, UV etkisini azalması ile cildin savunma için daha az enerjiye ihtiyaç duyması, cildin

enerjisini bölünmeye yönlendirmesine neden olur. Bu nedenle geceleri cildin daha çok besleyici maddelere ihtiyaç duyduğu düşünülür. Cilt hücreleri gerek bölünmek için, gereksede enerji elde

etmek için bazı maddelere ihtiyaç duyarlar. Bu besin maddeleri arasında amino asitler, yağ asitleri, vitaminler ve mineraller yer alır. Bu besinler cilde kan yolu ile ulaşır. Cildin, normal yapısını korumak için, yeterli enerjiye ihtiyacı vardır. Bu enerji oksijenin yakılması ile elde edilir. Bu kimyasal yanma olayı ortaya bazı oksidan maddelerin çıkmasına neden olur. Bu kısa ömürlü maddeler güçlü kimyasal etkileri ile hücre metabolizmasının bozulmasına neden olur. Hücre içinde bazı pigment denilen renk maddelerinin birikmesine de neden olurlar. Yaşlı insanların el ve ciltlerindeki lekeler bu mekanizma ile oluşur. Cilt sağlığı için yeterli kan akımının sağlanması temel faktördür. Spor ve egzersiz, dolaşımımızın korunması ve istenilen seviyede tutulması için şarttır. Cildin kendisini tamir ettiği dönemlerde artan hücre metabolizması sonucu da fazla miktarlarda oksidan maddeler ortaya çıkabilir.

                                                           Vitaminler
Bazı uzmanlar vücudun, cilt için E vitamini ve C vitamini sağlamakta yeterli olamadığını düşünmektedirler. Bu maddelerin cilde dışardan uygulanmasının fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

E vitaminin anti oksidan özelliği ile özellikle erken yaşlanmaya ve leke oluşumuna karşı kullanılması önerilmektedir. C vitamininde kolaylıkla cildin derin katmanlarına ulaşabileceği ve kollajen üretimini arttırabileceği düşünülmektedir. Bu vitaminlerin dışında A vitamininde de retinoik aside çevrilerek, cilt hücrelerinin bölünmesini kontrol eder ve sağlar. Bu etki kendisini hücre yenilenmesi şeklinde gösterir. Cilt tamirinde bir başka maddede Beta Glukan dır. Bu madde de ciltte bulunan Langerhans hücrelerini uyararak bir zincirsel işlevini başlatır. T yardımcı hücreler uyarılır (bağışıklık siteminin hücreleri) bu hücrelerin bazı salgıları (interlökinler) Fibroblast hücreleri, endoteliyal hücreleri ve keratinositleri uyarır. Bu sistem ciltte etkin bir onarım sağlar.

AHA..( Alpha Hydroxy Acid) Türevleri :
Cilt sağlığı açısından bir başka gurup kozmetikte açık adı Alpha Hydroxy Acid yada kısaca AHA olan bir asit ailesidir. Doğal kaynaklardan elde edilen bir gurup asitten oluşurlar. Meyveler önemli bir kaynaktır. Günümüzde AHA kozmetik ürünlerde çok yer almaktadır. Bu ürünlerden beklentiler ise, ciltte bulunan ince çizgi ve kırışıklıkların giderilmesi, cilt gerginliğinin sağlanması, porların açılması ve tıkanmalarının engellenmesi, yağlı ve akneli ciltlede cilt koşullarının iyleştirilmesi, cilt yüzeyindeki ölü dokuların uzaklaştırılmasıdır (soyma - peeling). Bu amaçla kullanılan asidlerin bazıları şunlardır

·         Glycolic acid

·         Lactic acid (süt asidi)

·         Malic acid

·         Citric acid (limon tuzu)

·         Glycolic acid +ammonium glycolate

·         Alpha-hydroxyethanoic acid + ammonium alpha-hyroxyethanoate

·         Alpha-hydroxyethanoic acid

·         Alpha-hydroxycaprylic acid

·         Hydroxycaprylic acid

·         Mixed fruit acids ( karışık meyva asitleri)

·         Tri-alpha hydroxy fruit acids (Tri-alpha hydroxy meyva asitleri)

·         Triple fruit acids ( Üçlü meyva asitleri)

·         Sugar cane extracts (şeker kamışı özleri)

·         Alpha hydroxy ve Botanical complex ( alfa hidroksi ve bitkisel kompleksler)

·         L-alpha hydroxy acid

·         Three AHAs

Bu asidik maddelerin orjianla isimlerini ve bazılarının yanlarına da Türkçe açıklamalarını verdik. Bu asidik maddelerin çoğu doğadan elde edilen ve çok bildiğimiz maddeler. Kleopatra’nın süt banyoları meşhurdu. Bir çok meyva veya sebzenin cilde uygulanmasının cilde iyi geldiği de çok eski bir bilgi. Burda sizleri bir konuda uyarmak istiyoruz. Bu kadar kolaylıkla bulunan veya değişik kozmetik ürünlerde yer alan bu maddeler çok dikkatli kullanılması gereken maddeler. 1997 yılı Temmuz ayında FDA ( Amerika Gıda ve İlaç Dairesi) bir yayın yaparak bazı bilgileri açıkladı. Bu bilgiler içinde AHA nın cildin derinliklerine kadar inebildiği, cildin güneşe olan direncini kırdığını, gereken konsantrasyonun kişiden kişiye değiştiğini ve asitliğin artması ile etkisinin arttığını, bazı ciltlerde allerjik reaksiyonlar verebildiği vardı. Bu nedenler ile FDA bu ürünleri kullanan kişilerin mutlaka güneşten koruyucu ürünler de kullanması gerektiğini bildiriyor. FDA, AHA içeren ürünlerin bebeklere de kullanılmamasını istiyor. AHA ürünleri aslında sadece dermatologlar tarafından kullanılan maddelerdi. Kozmetik sanayisinin de bu maddeleri benimsemesi nedeni ile yaygın kullanıma girmişlerdir. Kötü kullanımlarının ciddi cilt yanıkları, allerji ve kabarcıklar oluşturması üzerine kozmetik üreticileri geniş bir çalışma yaparak Güvenli AHA ürünlerinin %10 veya daha az konsantrasyonda AHA içerebileceği ve pH değerininde 3.5 ten daha asit olmaması sonucuna vardılar. AHA ürünlerinin pH değeri azldıkça ve konsantrasyonları arttıkça etkileri artmaktadır. Bu tip ürünler konunun uzmanlarınca uygulanabilirler.
Sizde alacağınız kozmetik ürünlerde bu noktalara dikkat edin.. Yanlış üründen uzak durun.. AHA ürünleri ciltte hafif kızarıklık ve hassasiyete neden olabilirler. Bu ürünleri mutlaka kullanma kılavuzundaki gibi kullanınız ve bazı kozmetikler ile birlikte de kullanılmamaları gerektiğini hatırlayınız. Önce küçük bir alanda allerji için deneyiniz.

Kremor Kozmetik Tel : 485 86 80  Fax  : 485 86 81Saçlarımız önemli

Yıkarken
- Saçın güzel olması için öncelikle temiz olması şarttır. Şampuanınızın etkisini ve genel saç hijyeninizi artırmak için fırçalarınızı sık sık sabun ve sıcak suyla temizleyin.

- Şampuan öncesi saçınızı kir ve tozdan arındırmak için fırçalayın. Şampuanınız daha etkili olacaktır.

- Krem işlemini uygularken,kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulayın ve bol suyla durulayın.

- Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazladır. Bu nedenle bazik özellikli sabun saç için kesinlikle tavsiye edilmez. Saç tellerinin kurumasına ve canlı hücrelerin tellerden ayrılmasına neden olur. 

- Şampuanın köpürme oranı, içeriğindeki köpürtücü maddelere ve kullanılan suyun sıcaklığına bağlıdır. Ayrıca saç ne kadar kirliyse şampuan o kadar az köpürür. Su ne kadar sert ve kireçliyse, o kadar fazla şampuan kullanmak gerekir. Kısaca köpürme, şampuanın çok fazla temizlediği anlamına gelmez. 
Hacim kazandırmak
 
- Saçınızı yıkadıktan sonra havluyla hafif friksiyon yaparak kurulayın. Daha sonra saç dibinize masaj yapın. Bu yöntemle saç dipleriniz uyarılır ve kan dolaşımı düzenlenir; böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır. Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.

- Saçınız kuruyken hacim kazandırmak istiyorsanız, bir püskürtücü yardımıyla nemlendirin ve yuvarlak hareketlerle saç dibinize masaj yapın. Daha sonra şekillendirici bir köpük kullanın ve saçınızı kurutma makinesi ile kurutarak köpüğü sabitleyin.

- Saçınızı fırçalarken öne doğru eğilerek içten fırçalayın. Sonra arkaya atarak dıştan da fırçalayın. Bu işlem saçı iyice düzeltecek ve daha "havalı" durmasını sağlayacaktır.

- Küçük bir reçete: bir havluyu birayla nemlendirerek nemli saç diplerinize sürüp saçınızı öyle kurutun. Biradaki maya saçın hacmini artırarak harika görünmenizi sağlayacaktır.

Cilt  yıpranmasına karşı önlemler

Cilt insan vücudunu kaplayan en geniş organ olup organizmanın çevreye karşı dış duvarıdır;

dolayısıyla bazı fonksiyonları yerine getirmekle yükümlüdür.

Mekanik, kimyasal ve biyolojik etkilere karşı koruma sağlar. Su dengesini ve vücut sıcaklığını

düzenler. Dokunma, basınç, sıcaklık ve acı gibi duyuları ileten bir duyu organıdır. Kızardıklarında

 veya sarardıklarında açık tenli kimselerin cildinde duyguları gözükür. Cilt aynı zamanda

bağışıklık süreçleriyle de ilgilidir ve metabolik fonksiyonlara (D2 vitamini ve kolesterol sentezi)

sahiptir.

Cildin icra ettiği fonksiyonların çeşitliliği karmaşık yapısına yansımıştır. Cilt, her biri farklı bir

doku yapısına sahip üç tabakadan oluşur.



Kremor Kozmetik Tel : 485 86 80  Fax  : 485 86 81

Bir araya gelerek cildi oluşturan üç tabaka dıştan içe doğru epidermis, dermis (corium)

ve sub kutistir. Her tabaka bundan sonraki bölümde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

Yaralar kavramıyla iki fizyolojik yara iyileştirme yolu da açıklanmaktadır. Epidermis cildin

en dıştaki tabakasıdır. Birkaç keratinosit tabakadan oluşur. Kalınlığı vücudun bölümüne,

yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişir. Epidermis hücreleri dört tabakaya ayrılabilir. İçten

dışa doğru bunlar stratum basale epidermidis (tek tabakalı), stratum spinosum epidermidis,

stratum granulosum epidermidis (tek katlı veya çok katlı) ve stratum corneum epidermidis.

Keratinositler epidermisin stratum basalede teşekkül eder. Süreç sırasında yapılarını

değiştirerek üst tabakalara yayılırlar. Stratum spinosumda diken hücreleri, Stratum

granulosumda granüler hücre ve stratum corneum da horny hücreler şeklinde bulunurlar.

Bir keratinositin bütün tabakaları kat ederek cansız bir horny hücre olarak yüzeye düşmesine

 kadar geçen süre turnover olarak adlandırılır ve genellikle dört hafta kadar sürer.

Epidermiste mevcut diğer hücreler arasında melanositler (pigment üreten hücreler),

 Meckel hücreleri, Langerhans hücreleri lenfositler bulunur. Dermisten farklı olarak

epidermiste damar bulunmaz. Beslenme, altta bulunan dermisten difüzyon yoluyla olur.

Et, balık, tavuk, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve kuru baklagiller gibi yiyecekler protein yönünden

zengindirler. Vücuttaki doku ve hücrelerin yapıtaşlarıdır, mutlaka alınması gereken bir besin öğesidir.

 Proteinden zengin gıdalar aynı zamanda yağdan da zengin olduğundan kalori de yüksek olmaktadır.

 Protein, fazla alındığında yağa dönüşüp vücutta depolanırlar ve kalsiyum gibi bazı minerallerin

emilimini engelleyerek bu minerallerin vücutta kullanılmadan idrarla atılmasını sağlarlar. Ayrıca, aşırı

protein böbreklerin yükünü arttırarak bazı böbrek hastalıklarının oluşumuna yol açabilir. Proteinli yiyecekler,

kan şekerini yükseltmezler, fakat ihtiyacın üzerinde alındıkları zaman, diyabete özgü bir bozukluğa,

böbrek bozukluğuna yol açabilirler. Günlük protein ihtiyacımız ortalama olarak vücudumuzun kilosu

başına 1 gram olarak hesaplanabilir (60 kg ağırlığındaki bir kişinin protein ihtiyacı 60 gramdır).

Yiyeceklerimizde bulunan her 1 gram protein, 4 kalorilik enerji sağlar.

Dengeli  bir  beslenmede  proteinler  kalori  gereksiniminin % 10-15’ini  kaplamalıdır.

SU  VE  MİNERALLER
Su vücudumuzun   yaklaşık % 55—60’ını  teşkil  ediyor. Tüm  hayatî   faaliyetler   onun  üzerinde dönüyor.

Bedenin ısı  dengesi, hücre içi yaşam, besinlerin yakılması, sindirilmesi ve ihtiyacı olan yerlere

gönderilmesi bu taşıma  sıvısıyla yapılıyor. Hücrelerde  kullanım  sonrası  oluşan atıkların vücut dışına

 atımları hep  suyun  devri  sayesinde; elbette  bu  hareketleri kolaylaştırma ve hızlandırma içinde bizimde

 en az  8—10 bardak suyu  bedene  almamız, her on  kilo  fazlalıkta  bir  bardak  daha su  ilâve  etmemiz  gerekli...
 

                        Kremor Kozmetik Tel : 485 86 80  Fax  : 485 86 81

Cilt  yıpranmasına karşı önlemler

Cilt insan vücudunu kaplayan en geniş organ olup organizmanın çevreye karşı dış duvarıdır;

dolayısıyla bazı fonksiyonları yerine getirmekle yükümlüdür.

Mekanik, kimyasal ve biyolojik etkilere karşı koruma sağlar. Su dengesini ve vücut sıcaklığını

düzenler. Dokunma, basınç, sıcaklık ve acı gibi duyuları ileten bir duyu organıdır. Kızardıklarında

 veya sarardıklarında açık tenli kimselerin cildinde duyguları gözükür. Cilt aynı zamanda

bağışıklık süreçleriyle de ilgilidir ve metabolik fonksiyonlara (D2 vitamini ve kolesterol sentezi)

sahiptir.

Cildin icra ettiği fonksiyonların çeşitliliği karmaşık yapısına yansımıştır. Cilt, her biri farklı bir

doku yapısına sahip üç tabakadan oluşur.

 

Bir araya gelerek cildi oluşturan üç tabaka dıştan içe doğru epidermis, dermis (corium)

ve sub kutistir. Her tabaka bundan sonraki bölümde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

Yaralar kavramıyla iki fizyolojik yara iyileştirme yolu da açıklanmaktadır. Epidermis cildin

en dıştaki tabakasıdır. Birkaç keratinosit tabakadan oluşur. Kalınlığı vücudun bölümüne,

yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişir. Epidermis hücreleri dört tabakaya ayrılabilir. İçten

dışa doğru bunlar stratum basale epidermidis (tek tabakalı), stratum spinosum epidermidis,

stratum granulosum epidermidis (tek katlı veya çok katlı) ve stratum corneum epidermidis.

Keratinositler epidermisin stratum basalede teşekkül eder. Süreç sırasında yapılarını

değiştirerek üst tabakalara yayılırlar. Stratum spinosumda diken hücreleri, Stratum

granulosumda granüler hücre ve stratum corneum da horny hücreler şeklinde bulunurlar.

Bir keratinositin bütün tabakaları kat ederek cansız bir horny hücre olarak yüzeye düşmesine

 kadar geçen süre turnover olarak adlandırılır ve genellikle dört hafta kadar sürer.

Epidermiste mevcut diğer hücreler arasında melanositler (pigment üreten hücreler),

 Meckel hücreleri, Langerhans hücreleri lenfositler bulunur. Dermisten farklı olarak

epidermiste damar bulunmaz. Beslenme, altta bulunan dermisten difüzyon yoluyla olur.

Et, balık, tavuk, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve kuru baklagiller gibi yiyecekler protein yönünden

zengindirler. Vücuttaki doku ve hücrelerin yapıtaşlarıdır, mutlaka alınması gereken bir besin öğesidir.

 Proteinden zengin gıdalar aynı zamanda yağdan da zengin olduğundan kalori de yüksek olmaktadır.

 Protein, fazla alındığında yağa dönüşüp vücutta depolanırlar ve kalsiyum gibi bazı minerallerin

emilimini engelleyerek bu minerallerin vücutta kullanılmadan idrarla atılmasını sağlarlar. Ayrıca, aşırı

protein böbreklerin yükünü arttırarak bazı böbrek hastalıklarının oluşumuna yol açabilir. Proteinli yiyecekler,

kan şekerini yükseltmezler, fakat ihtiyacın üzerinde alındıkları zaman, diyabete özgü bir bozukluğa,

böbrek bozukluğuna yol açabilirler. Günlük protein ihtiyacımız ortalama olarak vücudumuzun kilosu

başına 1 gram olarak hesaplanabilir (60 kg ağırlığındaki bir kişinin protein ihtiyacı 60 gramdır).

Yiyeceklerimizde bulunan her 1 gram protein, 4 kalorilik enerji sağlar.

Dengeli  bir  beslenmede  proteinler  kalori  gereksiniminin % 10-15’ini  kaplamalıdır.